HamburgHaber sordu: “Türk çocukları bilinçli olarak Alman ailelere veriliyor” iddiası doğru mu?

Galatasaray Hamburg’daki seminerin ardından HamburgHaber‘in sorularını yanıtlayan Pedagog ve Aile Danışmanı Sümeyye Betül Lambrecht, Almanya’daki çocuk koruma sistemiyle ilgili yanlış bilinenleri anlattı. Lambrecht, “Sorun Jugendamt değil, Türk koruyucu aile sayısının yetersizliği” diyerek Türk toplumuna koruyucu aile olma çağrısında bulundu.

♦♦ Ahmet Durmuş

HamburgHaber – Galatasaray Hamburg’un düzenlediği “Koruyucu Aile Bilgilendirme Semineri”nin ardından HamburgHaber‘in sorularını yanıtlayan Pedagog ve Aile Danışmanı Sümeyye Betül Lambrecht, Almanya’daki çocuk koruma sistemiyle ilgili Türk toplumunda yıllardır konuşulan yanlış algılara açıklık getirdi. Lambrecht, Jugendamt’ın (Gençlik Dairesi) çocukları ailelerinden keyfi şekilde almadığını, asıl sorunun Türk toplumunda koruyucu aile sayısının son derece yetersiz olması olduğunu söyledi.

“Çocukların bilinçli olarak Alman ailelere verildiği iddiası doğru değil”

Türk toplumunda uzun yıllardır tartışılan “Devlet Türk çocuklarını özellikle Alman ailelere veriyor” iddiasını HamburgHaber olarak Pedagog ve Aile Danışmanı Sümeyye Betül Lambrecht’e yönelttik. Lambrecht, söz konusu iddianın gerçeği yansıtmadığını belirterek, çocuk yerleştirmelerinde temel ölçütün çocuğun güvenliği ve üstün yararı olduğunu ifade etti.

Gençlik Dairesi’nin öncelikle çocuğun ihtiyaçlarını değerlendirdiğini belirten Lambrecht, uygun koruyucu aile seçiminde de elde bulunan aile havuzunun dikkate alındığını söyledi.

“Elinizde Türk koruyucu aile yoksa devlet çocuğu bekletemez. Öncelik çocuğun güvenli bir aile ortamına kavuşmasıdır. Türk aile varsa elbette değerlendirilir. Ancak yeterli sayıda başvuru olmadığında çocuğun ihtiyaçlarını karşılayabilecek uygun aileye yerleştirilmesi kaçınılmaz oluyor.” dedi.

“Asıl eksiklik Türk koruyucu aile sayısında”

Hamburg ve Kuzey Almanya’daki tabloya dikkat çeken Lambrecht, bölgede aktif görev yapan Türk koruyucu aile sayısının yalnızca 12 olduğunu belirtti.

Son dört yılda yürüttükleri bilgilendirme çalışmalarıyla onlarca yeni aday kazandırdıklarını söyleyen Lambrecht, buna rağmen süreci tamamlayan aile sayısının beklentilerin oldukça altında kaldığını ifade etti.

“Bir çocuğun kendi dilini konuşan, kültürünü bilen bir aile yanında büyümesi onun aidiyet duygusunu güçlendiriyor. Bu nedenle Türk toplumunun bu konuda daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerekiyor.” diye konuştu.

“Jugendamt düşman değil”

Lambrecht, kamuoyunda en fazla tartışılan konulardan birinin de Jugendamt’ın çalışma şekli olduğunu belirterek, kurumun temel görevinin çocukları korumak olduğunu söyledi.

Bir ihbar ya da ciddi risk durumunda devletin önce çocuğun güvenliğini sağlamak zorunda olduğunu ifade eden Lambrecht, daha sonra aileyle birlikte kapsamlı bir değerlendirme sürecinin yürütüldüğünü anlattı.

“Çocuk koruma altına alındığında süreç bitmiyor. Aileyle görüşmeler yapılıyor, sosyal ve psikolojik destekler sağlanıyor. Uygun koşullar oluştuğunda birçok çocuk yeniden ailesine dönebiliyor.” dedi.

“Öfke yerine iş birliği yapılmalı”

Ailelerin süreç boyunca Gençlik Dairesi’yle iletişimini koparmamasının önemine dikkat çeken Lambrecht, kurumla yaşanan gerginliklerin çoğu zaman ailelerin aleyhine sonuçlar doğurduğunu söyledi.

“Jugendamt’a karşı kapıları kapatmak çözüm değil. Eksiklikler varsa bunları kabul edip destek almaya açık olmak gerekiyor. Çocuğun yeniden ailesine dönebilmesi için en önemli unsur sağlıklı iş birliğidir.” ifadelerini kullandı.

“Kültürel yakınlık çocuk için büyük avantaj”

Koruyucu aile seçiminde kültürel yakınlığın önemine de değinen Lambrecht, aynı dili konuşan ve benzer kültürel değerlere sahip ailelerin çocukların uyum sürecini kolaylaştırdığını söyledi.

Ancak bunun gerçekleşebilmesi için öncelikle yeterli sayıda Türk koruyucu ailenin sisteme dahil olması gerektiğini belirten Lambrecht, “Bugün elimizde daha fazla Türk koruyucu aile olsaydı çok daha fazla çocuğun kendi kültürünü bilen ailelerin yanında büyümesi mümkün olurdu.” dedi.

Topluma çağrı

HamburgHaber aracılığıyla Türk toplumuna da seslenen Lambrecht, koruyucu aile olmanın yalnızca devletin değil toplumun da ortak sorumluluğu olduğunu söyledi.

Koruyucu aile olamayanların da bu ailelere destek vererek önemli katkı sunabileceklerini ifade eden Lambrecht, “Bir çocuğun hayatına dokunmak sadece onun bugününü değil, geleceğini de değiştirebilir. Hepimizin bu konuda yapabileceği bir şey mutlaka vardır.” diyerek sözlerini tamamladı.

Pedagog ve Aile Danışmanı Sümeyye Betül Lambrecht (solda), koruyucu aile sistemi hakkında düzenlenen seminerde sunum yaparken.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir