Almanya’da basının kamu tarafından desteklenmesine ilişkin tartışma sürerken Ver.di, desteğin gazeteciliği güçlendirecek koşullara bağlanmasını istedi. Sendikaya göre kamu kaynaklarından yararlanan yayıncılar aynı zamanda gazetecilik kadrolarını sürekli azaltmamalı.
HamburgHaber.de
BERLİN – Almanya’da basın sektörüne yönelik kamu desteği tartışmasında yeni bir başlık gündeme geldi. Birleşik Hizmet Sendikası Ver.di, gazetecilik alanındaki yayınların desteklenmesini savunurken, kamu kaynaklarından yararlanacak medya kuruluşlarının aynı zamanda gazetecilik faaliyetlerine ilişkin belirli kriterleri karşılaması gerektiğini açıkladı.
Ver.di, özellikle yeni dijital gazetecilik tekliflerinin geliştirilmesine yönelik desteği olumlu karşıladığını belirtti. Sendika, Federal Dijital Yayıncılar ve Gazete Yayıncıları Birliği’nin (BDZV) hükümetten somut taahhütler istemesi ve yeni yasal düzenlemelerde bir “Basın Kontrolü” uygulanması yönündeki talebinin ardından kendi yaklaşımını da açıkladı.
Ver.di’nin medya alanından sorumlu Federal Yönetim Kurulu üyesi Christoph Schmitz-Dethlefsen, kamu desteğinin yalnızca ekonomik yardım olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, destek alan yayıncıların gazetecilik alanındaki sorumluluklarının da değerlendirilmesini istedi.
Schmitz-Dethlefsen, “Gazetecilik çalışmaları ve yeni dijital tekliflerin desteklenmesi doğru. Ancak yayıncıların gazetecilik için şu anda yaptıklarından daha fazlasını yapabildiklerini de göstermeleri gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Ver.di: Kamu desteği alan yayıncı redaksiyonunu küçültmemeli
Sendikaya göre basın sektöründeki personel azaltımı, kamu kaynaklarıyla destek tartışmasının önemli başlıklarından biri olmalı.
Ver.di, Köln’deki DuMont grubunda yaşanan son gelişmeleri buna örnek gösterdi. Sendikanın verdiği bilgiye göre Kölner Stadt-Anzeiger ve Kölnische Rundschau gazetelerinin bölgesel redaksiyonlarında toplu sözleşmeye tabi 57 tam zamanlı pozisyon ortadan kalkacak.
Schmitz-Dethlefsen, gazetecilik kadrolarındaki hızlı küçülmenin kendilerini endişelendirdiğini belirterek, her bir pozisyonun ortadan kaldırılmasıyla deneyim, titizlik ve gazetecilik uzmanlığının da kaybedildiğini savundu.
“Daha az gazeteci, daha az yerel habercilik”
Ver.di, personel azaltımının yalnızca gazetecileri değil, okuyucuları ve demokratik toplumu da etkilediğini belirtiyor.
Sendikaya göre redaksiyonların küçülmesi, gazetecilerin araştırma yapması, gelişmeleri değerlendirmesi ve özellikle yerel düzeyde sahadan haber üretmesi için ayrılan zamanı azaltıyor. Bu durumun özellikle belediye ve yerel siyaset gibi vatandaşların günlük yaşamını doğrudan ilgilendiren alanlarda etkili olabileceği ifade ediliyor.
Sendika, kamu kaynaklarının yayıncıların finansman açığını kapatmanın ötesinde, gazeteciliğin kendisini güçlendirecek şekilde kullanılmasını istiyor.
Schmitz-Dethlefsen, “Basın desteği, yayıncıların giderek daha az finanse etmeye hazır olduğu gazeteciliği güçlendirmeli. Kamu parası redaksiyonlara gitmeli” dedi.
Ver.di, demokratik toplumun ihtiyaç duyduğu gazeteciliği güçlendirecek bir destek modelinin oluşturulmasına katkı vermeye hazır olduğunu açıkladı.
Tartışmanın diğer tarafı: BDZV’den “basın sonuç kontrolü” talebi
Basın desteği tartışması, yayıncıların ekonomik koşulları ve yeni yasal düzenlemelerin medya üzerindeki etkileriyle de bağlantılı.
BDZV, daha önce yaptığı açıklamalarda yeni yasaların basının ekonomik yapısı üzerindeki etkilerinin sistematik biçimde değerlendirilmesini sağlayacak bağlayıcı bir “Pressefolgencheck” yani basın etkileri/sonuçları kontrolü mekanizması talep etmişti. Birlik, yeni düzenlemelerin tek tek değerlendirilmesi yerine bunların basın sektörü üzerindeki toplam etkisinin dikkate alınmasını istiyor.
Böylece tartışmanın iki önemli boyutu öne çıkıyor: Yayıncılar açısından basının ekonomik koşullarının korunması ve gazetecilik çalışanları açısından kamu desteğinin redaksiyonları ve gazetecilik kapasitesini güçlendirmesi.
Ver.di ise kamu desteğinin, gazetecilik faaliyetlerinin sürdürülebilirliğini sağlayacak koşullarla birlikte ele alınması gerektiğini savunuyor.

