
Hamburg’da tiyatro yapmak, folklor yaşatmak ve gençleri sanatla buluşturmak büyük emek istiyor. Tiyatro 4 Çeyrek’in daveti vesilesiyle kaleme aldığım bu yazıda, göçmen toplumun kültür ve sanat mücadelesine dikkat çekmek istiyorum. Çünkü sanat yalnızca sahnede değil, toplumun geleceğinde de iz bırakır.

Ahmet Durmuş
info@hamburghaber.de
………………………………………
Bir Sahne Kurmak, Bir Haber Yazmaktan Daha Zor!
Tiyatro 4 Çeyrek ve Göçmen Toplumun Kültür Yolculuğu
14 Haziran Pazar günü Hamburg’da Tiyatro 4 Çeyrek’in davetlisi olarak bir araya geleceğiz.
Bu satırları bir etkinlik duyurusu yapmak için değil, biraz düşünmek için yazıyorum.
Çünkü Almanya’da göçmenlerin sanat üretmesi kolay değil. Bir tiyatro kurmak, bir folklor ekibi oluşturmak, gençleri bir araya getirmek, prova salonu bulmak, kira ödemek, kostüm hazırlamak, insanları sanat etrafında toplamak… Bunların her biri ayrı bir mücadele.
Çoğu zaman sahnede gördüğümüz birkaç saatlik gösterinin arkasında aylarca süren emek, fedakârlık ve gönüllülük yatıyor.
Bugün Hamburg’da Türkçe tiyatro yapan her oluşum aslında kültürel hafızamızı yaşatmaya çalışıyor. Sadece bir oyun sergilemiyor; dili, kültürü, dayanışmayı ve birlikte üretme duygusunu da koruyor.
Tiyatro 4 Çeyrek de bu çabanın bir parçası.
HamburgHaber olarak yıllardır şuna inanıyoruz: Bir toplum yalnızca ekonomik başarılarıyla değil, ürettiği sanatla, kültürle ve düşünceyle de var olur.
Bu nedenle kentimizde tiyatro yapan, müzik üreten, resim sergisi açan, halk danslarını yaşatan her oluşumu değerli buluyoruz. Elbette eleştirilerimizi de yaparız. Ancak önce yaşatmak gerekir. Çünkü olmayan bir kültür hayatı eleştirilemez.
Ne yazık ki göçmen toplum olarak çoğu zaman kültür ve sanata yeterince sahip çıkamıyoruz. Salonlar boş kalabiliyor, gönüllü çalışmalar yeterince görünür olamıyor, maddi imkânsızlıklar birçok güzel girişimin önüne set çekebiliyor. Oysa çocuklarımızın ve gençlerimizin kökleriyle bağ kurabilmesi, kendilerini ifade edebilmesi ve özgüven geliştirebilmesi için sanatın sunduğu olanaklar son derece kıymetlidir.
Pazar günü Tiyatro 4 Çeyrek’in çalışmalarını yerinde dinleyeceğiz. Onların heyecanına ortak olacağız. Çünkü sanatın yaşaması için sadece sanatçıların değil, izleyicilerin, okurların ve basının da sorumluluğu vardır.
Hamburg’da kültür ve sanat adına taş üstüne taş koyan herkese teşekkür etmek gerekiyor. Bir tiyatro oyunu hazırlayanlara, bir halk dansları ekibi kuranlara, çocukları sanatla buluşturanlara, salon kapılarında bilet kesenlere, dekor taşıyanlara, sahne arkasında görünmeden emek verenlere…
Çünkü kültür dediğimiz şey yalnızca büyük kurumların değil, gönüllü insanların omuzlarında yükselir.
HamburgHaber olarak bizler, sanatın ve kültürün toplumları ayakta tutan en önemli değerlerden biri olduğuna inanıyoruz.
Bu nedenle yalnızca haber peşinde koşmuyor; emek veren, üreten, sahne kuran, türkü söyleyen, oyun yazan, gençleri sanatla buluşturan insanların yanında olmaya çalışıyoruz.
14 Haziran’da Tiyatro 4 Çeyrek‘in konuğu olacağız. Orada yalnızca bir tiyatro topluluğunu değil, zorluklara rağmen kültürü yaşatmaya çalışan insanların hikâyesini dinleyeceğiz.
Ve inanıyoruz ki, sanatın ışığı ne kadar çoğalırsa, toplum da o kadar güçlenir.
Belki de bazen en büyük destek, gidip bir sandalyeye oturmak, bir oyunu izlemek ve içtenlikle “İyi ki varsınız” diyebilmektir.
