12 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirilen genel kuruldan bir görüntü. (Fotoğraf: sosyal medya)
12 Nisan 2026’da yapılan genel kurulun ardından Hamburg Alevi Kültür Merkezi’nde tartışmalar dinmiyor. Seçimi kaybeden eski başkan Fatma İme’nin usulsüzlük iddiaları ve sert açıklamaları, kurum içindeki krizi derinleştirdi. Fotograf: Sosyal Medya
♦♦ Ahmet Durmuş
HamburgHaber – Hamburg Alevi Kültür Merkezi’nde 12 Nisan 2026 tarihinde Wilhelmsburg Bürgerhaus’ta gerçekleştirilen genel kurulun ardından başlayan tartışmalar, devir-teslim sürecine rağmen dinmiş değil. Seçim sonuçlarına yönelik itirazlar ve eski başkan Fatma İme’nin kamuoyuna yaptığı kapsamlı açıklama, kurum içindeki krizin derinliğini ortaya koydu.
Seçim sonuçları tartışma yarattı
Genel kurulda mevcut başkan Fatma İme ile Ali İldem arasında geçen yarışta toplam 336 oy kullanıldı. Seçim sonucunda Ali İldem 174 oy alarak yeni başkan seçilirken, Fatma İme 162 oyda kaldı.
Ancak sonuçların açıklanmasının hemen ardından İme ve ekibi seçim sürecine itiraz ederek, genel kurulun demokratik ilkelere uygun yürütülmediğini savundu. Toplantı sırasında yaşanan sert tartışmalar, seçim sonrasında da devam etti.
Devir-teslim gecikmesi iddiaları gündeme geldi
Seçimin ardından kamuoyunda eski yönetimin görevi devretmeyeceğine dair çeşitli iddialar gündeme geldi. Kurum içindeki gerilim sürerken, 24 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirilen toplantıyla devir-teslim süreci tamamlandı ve Ali İldem resmen görevi devraldı.
Fatma İme’den “zorunlu açıklama”
Devir teslimin ardından eski başkan Fatma İme, “Kamuoyuna Zorunlu Açıklama” başlığıyla yayımladığı metinde sürece ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.
İme, 12 Nisan’daki genel kurulda yaşananların yalnızca bir seçim tartışması olmadığını belirterek, sürecin kurumun demokratik işleyişi, inançsal duruşu ve temel değerleri açısından ciddi sorunlar doğurduğunu ifade etti.
“Seçim süreci demokratik ilkelere aykırıydı”
Açıklamada, genel kurulda şeffaflık, eşitlik, adalet ve özgür irade ilkelerinin ihlal edildiği savunuldu. Bu durumun seçim sonuçlarının meşruiyetini tartışmalı hale getirdiği ve kurumun itibarı ile Alevi inanç değerlerine zarar verdiği vurgulandı.
“Organize kampanya ve hedef gösterme” iddiası
İme, seçim sürecinde belirli grupların kurum üzerinde hâkimiyet kurma amacıyla organize hareket ettiğini öne sürdü.
Açıklamada özellikle kendisi ve ailesine yönelik saldırıların tesadüfi olmadığı ifade edilirken, asılsız iddialar, karalama kampanyaları ve algı operasyonlarıyla kamuoyunun yönlendirilmeye çalışıldığı belirtildi. Toplum içinde bilinçli bir kutuplaşma yaratıldığı da iddialar arasında yer aldı.
Ayrıca “gericilik” ve “dincilik” gibi ithamlar üzerinden yürütülen söylemlerin Alevi ahlakı ve değerleriyle bağdaşmadığı vurgulandı.
Tehdit ve baskı iddiaları
Açıklamada seçim sürecinde tehdit ve baskı unsurlarının devreye sokulduğu da ileri sürüldü.
İme, buna rağmen sergilediği tutumun özgür iradeyi esas alan bir duruş olduğunu belirterek, iki yıllık görev süreleri boyunca kuruma hizmet etmeye çalıştıklarını ifade etti. Seçim sürecinde yürütülen yıpratma kampanyalarının aylar öncesinden planlandığı ve kurum içinden bazı kesimlerin de bu sürece dahil olduğu iddia edildi.
Usulsüzlük iddiaları tek tek sıralandı
Fatma İme’nin açıklamasında seçim sürecine ilişkin çok sayıda ciddi usulsüzlük iddiası yer aldı. Buna göre genel kurulda:
- Adaylara yönelik sistematik karalama ve yanıltıcı bilgi yayılımı yapıldığı
- Alevi kültürüne yakışmayan, kutuplaştırıcı ve ahlak dışı bir dil kullanıldığı
- Divan kurulunun tarafsızlık ilkesini ihlal ettiği
- Tarafsızlığı tartışmalı kişilerin bilinçli şekilde divana önerildiği
- Oy kullanma sürecinde düzensizlik ve kontrol eksikliği yaşandığı
- Kimlik kontrolü yapılmadan oy kullandırıldığı
- Üye olmayan kişilerin oy kullandığı
- Oy pusulalarının çalındığı
- Delegeler üzerinde baskı kurulduğu
- Oy sayımı sırasında yaşanan elektrik kesintisinin güvenlik zafiyeti yarattığı
- Bir divan üyesinin sandığa usulsüz şekilde müdahale ettiği
iddia edildi.
“Hukuki süreç başlatılmayacak”
İme, tüm bu iddialara rağmen hukuki süreç başlatmama kararı aldıklarını da açıkladı. Bu kararın kurumun daha fazla zarar görmemesi adına alındığı ifade edildi.
“Genel kurulun meşruiyeti tartışmalı”
Açıklamanın sonuç bölümünde, yaşananların Alevi inancının temel değerleri olan hak, hukuk, adalet ve rızalık ilkeleriyle çeliştiği belirtildi.
İme, genel kurulun meşruiyetinin tartışmalı olduğunu ifade ederek süreci “antidemokratik uygulamalar” olarak nitelendirdi. Dilekçelerin dikkate alınmaması ve disiplin mekanizmalarının işletilmemesi de eleştirildi.
Turgut Öker detayı da gündemde
Öte yandan, yeni başkan Ali İldem’i destekleyen isimler arasında Turgut Öker’in de yer aldığı yönündeki değerlendirmeler kamuoyunda yer buldu.
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Onursal Başkanı olan Öker’in, son dönemde sosyal medyada sık sık eleştirilerin hedefinde olduğu ve yaptığı sert açıklamalarla dikkat çektiği biliniyor.
Öker’in, seçim sonuçlarının ardından Ali İldem’i sosyal medya üzerinden ilk kutlayan isimlerden biri olması da dikkat çekti.
Gözler yeni yönetimde
Hamburg Alevi Kültür Merkezi’nde daha önce de benzer krizlerin yaşandığı ve geçmişte kuruma kayyum atandığı bilinirken, son gelişmelerin ardından gözler yeni yönetimin atacağı adımlara çevrildi.
Kurum içinde yaşanan bu sürecin nasıl sonuçlanacağı ve taraflar arasında bir uzlaşı sağlanıp sağlanamayacağı önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.
İlgili Haber:
