Güçlüyüz Ama Birlikte Güçlü Değiliz: Hamburg’da Kritik Yüzleşme

Ahmet Durmuş
Hamburg Türk Basın Birliği Başkanı


Birlikte Güçlü Olmayı Öğrenmek Zorundayız

Hamburg’da geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiğimiz “Medya ve İş İnsanları Buluşması”, benim için sıradan bir etkinlik değil, uzun süredir eksikliğini hissettiğimiz önemli bir adım oldu.

Hamburg Türk Basın Birliği olarak bu buluşmayı planlarken aklımızda tek bir soru vardı:
Neden bu kadar güçlü bir topluluk olmamıza rağmen birlikte hareket edemiyoruz?

65 yıllık göç tarihine baktığımızda, bireysel başarı hikâyelerimizin çok olduğunu görüyoruz. İş dünyasında güçlü isimlerimiz var, medyada ciddi bir birikim var, toplum içinde etkili bir potansiyel var. Ama ne yazık ki bu güçler çoğu zaman ortak bir sinerjiye dönüşemiyor.

İşte biz bu buluşmayla tam olarak bunu sorgulamak ve bir kapı aralamak istedik.

Bu etkinliği özellikle bir panel ya da klasik bir protokol programı olarak kurgulamadık. Çünkü ihtiyacımız olan şey, hazır konuşmalar değil; açık, samimi ve gerçek bir diyalogdu. O gün salonda oluşan atmosfer bana şunu net şekilde gösterdi: İnsanlar konuşmak, dinlemek ve birlikte bir şey üretmek istiyor.

Toplantı boyunca iş insanlarımızın dile getirdiği ortak bir gerçek vardı:
Artık iş birliği bir tercih değil, zorunluluk.

Bu cümle bence her şeyi özetliyor.

Elbette burada çok önemli bir dengeyi de korumak zorundayız. Medya olarak desteğe ihtiyacımız var ama bağımsızlığımızdan asla taviz veremeyiz. Aynı şekilde iş dünyasının katkısı çok değerli, ancak bu ilişkinin sağlıklı kalabilmesi için karşılıklı güven ve şeffaflık şart.

Güçlü bir toplum, ancak güçlü ve bağımsız bir medya ile mümkündür.

Toplantıda beni en çok umutlandıran konulardan biri ise gençlerdi. Staj, Ausbildung ve mesleki eğitim konularında yapılan çağrılar, aslında geleceğe atılmış en somut adımlardır. Eğer gençlerimize alan açamazsak, yarın konuşacağımız bir başarı hikâyesi de olmaz.

Bu noktada iş dünyamıza açık bir çağrıda bulunuyorum:
Gençlere yatırım yapmak, sadece bireysel bir tercih değil, toplumsal bir sorumluluktur.

Bir diğer önemli başlık da medyanın sürdürülebilirliğiydi. Bugün bağımsız medya ayakta kalmakta zorlanıyorsa, bu sadece gazetecilerin sorunu değildir. Bu, toplumun doğru bilgiye erişim meselesidir. Bu nedenle yeni destek modellerini birlikte düşünmek ve geliştirmek zorundayız.

Bu buluşma bize şunu gösterdi:
Aslında eksik olan güç değil, bir araya gelme iradesiydi.

Biz ilk adımı attık.

Şimdi önemli olan, bunun devamını getirebilmek. Bu tür buluşmaları düzenli hale getirmek, somut projeler üretmek ve sözleri eyleme dönüştürmek zorundayız.

Çünkü artık şunu çok net biliyoruz:
Birlikte hareket edemeyen toplumlar, güçlü olamaz.

Ama istersek, bunu değiştirebiliriz.

İsteyelim ya da istemeyelim: İş birliği artık bir tercih değil, zorunluluktur.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir