Hamburg Eyalet Parlamentosu’nda Suriye ve İran Gündemi

Hamburg Eyalet Parlamentosu (Hamburgische Bürgerschaft), Kuzey ve Doğu Suriye’de Kürtlerin yaşadığı bölgelere yönelik askeri gelişmeler ile İran’daki insan hakları ihlallerini gündemine aldı. Tüm partiler, sivillerin korunması ve insan haklarına saygı çağrısında bulunurken, İran halkıyla dayanışma mesajları öne çıktı.

HamburgHaber.de

HAMBURG – Hamburg Eyalet Parlamentosu, çarşamba günü gerçekleştirilen oturumda Suriye ve İran’daki güncel gelişmeleri ele aldı. Özellikle Suriye hükümet güçleri ve onlarla birlikte hareket eden silahlı grupların, daha önce Kürtlerin kontrolünde olan Kuzey ve Doğu Suriye bölgelerine yönelik askeri ilerleyişi milletvekillerinin gündemindeydi.

Tüm siyasi partilerden konuşmacılar, etnik ve dini kimliklerden bağımsız olarak insan hakları ve uluslararası hukukun her koşulda geçerli olması gerektiğini vurguladı. Kürt sivil nüfusun korunması çağrısı yapılırken, bölgede artan çatışmaların yeni insani krizlere yol açabileceğine dikkat çekildi.

Sol Parti: “Rojava demokratik bir umut alanıydı”

Sol Parti (Die Linke), konuyu “Demokrasiyi ve insan haklarını korumak – Rojava ve Rojhilat ile dayanışma” başlığıyla Aktuelle Stunde gündemine taşıdı. Partinin barış politikaları sözcüsü David Stoop, Kuzey ve Doğu Suriye’deki demokratik öz yönetim yapılarını “kadın özgürlüğü, demokratik katılım ve insan hakları açısından önemli bir model” olarak tanımladı. Bu yapıların şu anda silahlı grupların saldırısı altında olduğunu belirten Stoop, Batı’nın bu gelişmeler karşısındaki tutumunu eleştirdi.

SPD: “Demokrasi için Kürtlerin temsiliyeti şart”

SPD milletvekili Lena Otto ise Esad rejiminin devrilmesine rağmen Suriye’nin hâlâ demokratik ve hukuki bir yapıya kavuşmadığını ifade etti. Kalıcı bir çözüm için özgür seçimlerin yapılması ve Kürtlerin de temsil edildiği kapsayıcı bir ulusal meclisin kurulması gerektiğini söyledi. Otto, Kürt kimliğinin ve kültürünün korunmasının önemine vurgu yaptı.

CDU: Uluslararası hukuk vurgusu

CDU’nun dış politika sözcüsü Michael Becken, sivillere yönelik şiddetin asla kabul edilemeyeceğini belirterek, sağlık altyapısına, su ve elektrik tesislerine yönelik saldırıların açık birer savaş suçu olduğunu dile getirdi. Almanya ve Avrupa Birliği’nin bu ihlalleri net biçimde adlandırması ve uluslararası soruşturma mekanizmalarının devreye sokulması gerektiğini söyledi.

Yeşiller: “İslamcı yapıların meşrulaştırılmasına karşıyız”

Yeşiller milletvekili Alske Freter, Almanya’da yaşayan Kürtlerin barışçıl protestolarına dikkat çekerek, bu mücadelenin saygıyı hak ettiğini ifade etti. Freter, askeri operasyonların sona erdirilmesi, sivil halkın korunması, insani yardımların artırılması ve bölgedeki demokratik öz yönetim yapılarına destek verilmesi gerektiğini söyledi.

AfD ise uzun süredir Kürtler için bir güvenli bölge kurulmasını savunduklarını belirtirken, konunun Hamburg Parlamentosu’nda ele alınmasını eleştirdi.

Uluslararası arabuluculukla ilan edilen ateşkesin şu an için yürürlükte olduğu, ancak sahadaki durumun kırılganlığını koruduğu ifade edildi.

İran’daki İnsan Hakları İhlalleri de Tartışıldı

Oturumda İran’daki gelişmeler de geniş yer buldu. Tüm partilerin ortak kararıyla kabul edilen önergede, İran İslam Cumhuriyeti’nin kendi halkına yönelik baskı ve şiddet politikaları sert bir dille kınandı. Protestolara rağmen özgürlük, insan hakları ve demokrasi talebini sürdüren İran halkıyla dayanışma mesajı verildi.

Senato’dan, Federal Hükümet nezdinde Devrim Muhafızları’nın terör örgütü listesine alınması için girişimde bulunması, mal varlıklarının dondurulması ve üyelerine vize verilmemesi talep edildi. İran büyükelçisinin sınır dışı edilmesi çağrısı ise AfD tarafından desteklenmedi.

Hamburg: Avrupa’daki en büyük İranlı topluluğun kenti

İran doğumlu Hamburg Bilim Senatörü Maryam Blumenthal (Yeşiller), İran halkının ağır baskılara rağmen cesur bir mücadele verdiğini söyledi. CDU Grup Başkanı Dennis Thering ise Hamburg’un Avrupa Birliği’ndeki en büyük İranlı topluluğa ev sahipliği yaptığını hatırlatarak, kentin özgürlük mücadelesi verenlerin yanında durması gerektiğini ifade etti.

SPD milletvekili Danial İlhanipour da İran’daki gelişmelerin tarihsel bir kırılma noktası olduğunu belirterek, değişimin kaçınılmaz olduğunu söyledi. AfD ise değişimin dış müdahale olmadan, toplumun kendi dinamikleriyle gerçekleşmesi gerektiğini savundu.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir