Hamburg’da sanatçı Gloria Friedmann’ın 1997 yılında yaptığı „Hier + Jetzt“ anıtı, restorasyon çalışmalarının ardından yeniden açıldı. Anıt, Nazi döneminin adaletsizliklerini hatırlatırken demokrasi ve hukuk devletinin korunmasına da dikkat çekiyor.
HamburgHaber.de
HAMBURG – Nazi döneminde yargı sistemi tarafından zulme uğrayanları anan „Hier + Jetzt“ anıtı, restorasyon çalışmalarının ardından 9 Ekim 2026’da Hamburg’da yeniden açıldı. Törene Adalet ve Tüketiciyi Koruma Senatörü Anna Gallina, Kültür ve Medya Senatörü Dr. Carsten Brosda ve eserin sanatçısı Gloria Friedmann katıldı.
1997 yılında oluşturulan anıt, Nazi döneminde adaletin nasıl bir baskı aracına dönüşebildiğini hatırlatıyor. Eser aynı zamanda geçmişteki suçlarla yüzleşmenin ve günümüzde demokrasi ile hukuk devletini korumanın önemine dikkat çekiyor.
Adalet ve Tüketiciyi Koruma Senatörü Anna Gallina, anıtın hukuk devletinin çöküşünün yol açabileceği sonuçları hatırlattığını belirtti. Gallina, özgürlük, demokrasi ve hukuk devletinin ortak çabayla korunması gerektiğini vurgulayarak otoriter ve insan düşmanı eğilimlerin güç kazandığı bir dönemde demokratik değerlerin savunulmasının önemine işaret etti.
Kültür ve Medya Senatörü Dr. Carsten Brosda ise anıtın açılışından yaklaşık 30 yıl sonra da güncelliğini koruduğunu ifade etti. Brosda’ya göre eser, insanların farklılıkları nedeniyle korkmadan yaşayabildiği özgür ve çoğulcu bir toplumun kendiliğinden oluşmadığını hatırlatıyor.
Restorasyon çalışmaları tamamlandı
Zaman içinde hasar gören anıt, Hamburg’daki ilgili kurumların ortak girişimiyle sanatçı Gloria Friedmann ile koordinasyon içinde restore edildi. Çalışmaları Markus Lohmann koordine etti. Restorasyon kapsamında esere şehrin yeni bir hava fotoğrafı da yerleştirildi.
Anıtta 2025 yazında, sürgünde çalışmalarını sürdüren Chto Delat International sanat kolektifi tarafından da sanatsal bir müdahale gerçekleştirilmişti.
„Hier + Jetzt“ anıtının yeniden açılması, Hamburg Şehir Küratörlüğünün geleneksel anıt anlayışını sorgulayan ve geçmişteki kayıpları günümüzün toplumsal sorunlarıyla ilişkilendiren „Gegen-Denkmäler“ programı kapsamında gerçekleştirildi.

