Soldan sağa: Ali Kazancı, Andy Grote, Daniel Schaefer ve Ahmet Durmuş.
Hamburg Senatörü Andy Grote, Türk basınıyla buluşarak 2040 Olimpiyat adaylığını anlattı; ekonomik modelden altyapı yatırımlarına kadar kapsamlı bir vizyon ortaya koydu
HamburgHaber.de
HAMBURG – Hamburg İçişleri ve Spor Senatörü Andy Grote, Hamburg Türk Basın Birliği (HTBB) bürosunda Türk basın temsilcileriyle bir araya gelerek kentin 2040 Olimpiyat adaylığı sürecine ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu. Toplantıya SPD Hamburg milletvekili Ali Kazancı ile İçişleri ve Spor Basın Sözcüsü Daniel Schaefer de katıldı.
HTBB Başkanı Ahmet Durmuş’un kısa “hoş geldiniz” konuşmasıyla başlayan toplantıda Senatör Grote, Hamburg’un Olimpiyat vizyonunu ekonomik, altyapısal ve toplumsal boyutlarıyla ele aldı. Ziyaret, HTBB (Hamburg Türk Basın Birliği)’ye gerçekleştirilen ilk resmi temas olması bakımından da ayrı bir önem kazandı.
Ekonomik model: “Kendi kendini finanse eden organizasyon”
Hamburg İçişleri ve Spor Senatörü Grote, planlamalara göre Hamburg’un Olimpiyatlar kapsamında yaklaşık 4,9 milyar euro gelir elde edeceğini, giderlerin ise 4,8 milyar euro civarında kalacağını belirtti. Gelirlerin büyük bölümünün bilet satışları ve sponsorluklardan sağlanacağı, harcamaların ise ağırlıklı olarak yerel ekonomiye yansıyacağı ifade edildi.
“Bu oyunlar Hamburg için bir yük değil. Aksine ekonomik olarak kendini finanse eden ve şehre katkı sağlayan bir model,” diyen Grote, organizasyonun ekonomik açıdan sürdürülebilir olduğunun altını çizdi.
“Şehir oyunlara değil, oyunlar Hamburg’a uyacak”

Hamburg’un mevcut spor altyapısının güçlü olduğunu vurgulayan Senatör Grote, yarışmaların yüzde 76’sının mevcut tesislerde gerçekleştirilebileceğini söyledi. Yeni ve yüksek maliyetli tesislere ihtiyaç duyulmayacağını belirten Grote, kentin limanı, su alanları ve şehir yapısının organizasyon için önemli avantajlar sunduğunu dile getirdi.
Açılış töreninin Binnenalster’de yapılmasının planlandığı da toplantıda paylaşıldı.
Altyapı yatırımları hız kazanacak
Olimpiyatların en önemli etkilerinden birinin altyapı projelerini hızlandırmak olacağını belirten Grote, şu projelere dikkat çekti:
- U5 metro hattı
- S-Bahn genişletmeleri
- Hamburg Hauptbahnhof modernizasyonu
- Liman bağlantıları ve köprü yatırımları
“Bu projeleri zaten yapmak istiyoruz. Ancak Olimpiyat olursa çok daha hızlı hayata geçer,” ifadelerini kullanan Grote, federal hükümet desteğinin bu süreçte belirleyici olacağını vurguladı.
1,3 milyar euroluk planlı yatırım
Olimpiyat kapsamında öngörülen yaklaşık 1,3 milyar euroluk yatırımın; spor tesisleri, toplu taşıma, engelli erişimi ve yeşil alanlara yönlendirileceği açıklandı. Bu harcamaların yıllara yayılarak şehir bütçesi içinde yönetilebilir seviyede kalacağı belirtildi.
“Bu harcama başka alanlardan kesilmeyecek,” diyen Grote, mali disipline dikkat çekti.
Gençlik ve toplum odaklı yaklaşım
Olimpiyatların sadece bir spor organizasyonu olmadığını belirten Grote, özellikle gençlere yönelik projelere vurgu yaptı. Haftada 5 saat spor imkânı, tüm çocuklara yüzme eğitimi ve spor kulüplerinin güçlendirilmesi planları paylaşıldı.
“Çocuklar follower değil, gerçek arkadaşlar edinmeli,” sözleriyle sosyal etkilerin önemine dikkat çekti.
Konut ve kalıcı miras
Olimpiyat köyü için yeni bir yapılaşma yerine mevcut projelerin değerlendirileceği belirtilirken, Science City kapsamında yeni ve uygun fiyatlı konut alanlarının oluşturulacağı ifade edildi.
“Bu yatırımlar 4 hafta için değil, uzun yıllar için,” denildi.
Sürdürülebilir ve düşük maliyetli model
Yeni Olimpiyat modeline göre mevcut tesislerin kullanılacağı, geçici yapıların kurulacağı ve çevre dostu bir yaklaşımın benimseneceği açıklandı. Bu sayede maliyetlerin kontrol altında tutulması hedefleniyor.
Türk toplumu ve referandum çağrısı
Toplantıda Hamburg’un uluslararası alanda daha güçlü bir konuma ulaşmasının hedeflendiği vurgulanırken, Türk toplumunun ve basınının bu süreçteki rolüne dikkat çekildi. 31 Mayıs’ta yapılacak halk oylaması için destek çağrısında bulunuldu.
Program, Senatör Grote’nin Türk basın mensuplarının sorularını yanıtlamasının ardından, ilerleyen dönemde Türk basınıyla daha yakın iş birliği mesajıyla sona erdi.


