Hamburg’da Die Linke (Sol Parti) eyalet yönetimi, Almanya’da seks işçiliği üzerine süren tartışmaların ardından seks işçilerinin haklarının güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
HamburgHaber.de
HAMBURG – Hamburg’da Die Linke, seks işçilerinin haklarının güçlendirilmesi ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi çağrısında bulundu. Parti, Almanya’da seks işçiliği üzerine yeniden alevlenen tartışmaların gölgesinde yaptığı açıklamada, seks işçilerinin damgalanmasına karşı çıkılması ve onların sosyal haklarının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
“Almanya Avrupa’nın genelevi mi?” tartışması
Tartışma, Julia Klöckner’in Almanya’yı “Avrupa’nın genelevi” olarak nitelendirmesiyle yeniden gündeme geldi. Almanya Federal Meclis Başkanı olan Klöckner, seks satın almanın yasaklanmasını savunuyor. Aynı talebi Nina Warken de dile getiriyor.
Bu tartışmalar sürerken Hamburg’daki Sol Parti (Die Linke) eyalet yönetimi konuyla ilgili net bir tutum aldı.
“Damgalama değil dayanışma”
Partinin açıklamasında, seks işçilerinin yaşam ve çalışma koşullarının yalnızca bireysel tercihlerle açıklanamayacağı; patriyarkal güç ilişkileri, kapitalist sömürü ve göç politikalarıyla yakından bağlantılı olduğu ifade edildi.
Die Linke Hamburg yönetimine göre sol bir politikanın temelinde seks işçilerine yönelik damgalama değil dayanışma olmalı.
Bu çerçevede parti, Hamburg Eyalet Parlamentosu ve Senatosu’na şu çağrılarda bulundu:
-
Seks işçilerine yönelik “temas yasağı yönetmeliği” ve “yasak bölge uygulamalarının” kaldırılması
-
İnsan ticareti mağdurlarına güvenceli oturum statüsü verilmesi
-
Seks işçilerine danışmanlık sağlayan sivil toplum kuruluşlarının güçlendirilmesi
-
Özellikle trans bireyler ve zor koşullarda yaşayan seks işçileri için destek mekanizmalarının artırılması
-
Kamu görevlilerinin ayrımcılığa duyarlı yaklaşım konusunda eğitilmesi
“Haklar ve görünürlük korunmanın ön koşulu”
Die Linke Hamburg eyalet yönetiminde feminizm sözcüsü olan Natalia Wilhelmi, seks işçileriyle ilgili politikaların onların ihtiyaçları temel alınarak oluşturulması gerektiğini söyledi.
Wilhelmi açıklamasında şunları kaydetti:
“İnsan ticareti ve cinsel sömürüyle kararlı şekilde mücadele edilmesi gerektiği açık. Ancak bu, seks satın almanın yasaklanması gibi uygulamalarla mümkün değil. Böyle yasaklar koruma ve danışmanlık hizmetlerini zorlaştırıyor. Seks işçiliğinin kriminalize edilmesinin kaldırılması, sektördeki yapısal şiddetle mücadele için önemli bir adımdır. Seks işçilerinin haklara ve görünürlüğe ihtiyacı var.”
“Queer ve trans seks işçileri daha büyük risk altında”
Partinin queer politikaları sözcüsü Katrin Lohse ise özellikle queer ve trans seks işçilerinin daha yüksek şiddet riskiyle karşı karşıya olduğunu belirtti.
Lohse, seks işçilerinin sosyal güvenceye sahip olması gerektiğini vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu:
“Seks işçilerinin hakları, korunması ve kendi örgütlenmelerini güçlendirmesi; patriyarka, devlet baskısı, ırkçılık ve sağ popülizme karşı mücadelenin önemli bir parçasıdır. Hamburg Senatosu seks işçilerinin yaşam ve çalışma koşullarını iyileştirmelidir.”
Hamburg’da seks işçiliği politikaları ve “seks satın alma yasağı” tartışmalarının önümüzdeki dönemde de siyasi gündemde önemli bir yer tutması bekleniyor.
