Hamburg Türk Öğretmenler Derneği’nden Tepki: “Köken Temelli Kota Eğitimde Ayrımcılıktır!”

Hamburg Türk Öğretmenler Derneği, CDU’lu Eğitim Bakanı Karin Prien’in göçmen kökenli öğrencilere yönelik sınıf kotası önerisine sert tepki gösterdi. Dernek Başkanı Bilge Yörenç, bu tür uygulamaların ayrımcılığı meşrulaştırdığını belirterek, “Köken temelli kota uygulamasına hayır! Her çocuk eşit eğitim hakkına sahiptir” dedi.

HAMBURG HABER – Hamburg Türk Öğretmenler Derneği Başkanı Bilge Yörenç, CDU’lu Schleswig-Holstein Eğitim Bakanı Karin Prien’in kamuoyunda tartışmalara neden olan “göçmen kökenli öğrenciler için sınıf kotası” önerisine yazılı bir açıklamayla sert tepki gösterdi.

Yörenç yaptığı yazılı Iaçıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“CDU’lu Eğitim Bakanı Karin Prien’in açıklamaları, eğitimde ayrımcı uygulamaların meşrulaştırılması riskini beraberinde getirmektedir. Köken temelli kota uygulamasına hayır! Her çocuk eşit eğitim hakkına sahiptir.”

Hamburg Türk Öğretmenler Derneği olarak, Almanya’da göçmen kökenli çocukların sınıflardaki oranına üst sınır (kota) getirilmesi yönündeki tartışmaları büyük bir endişeyle izliyoruz. Sayın Prien’in açıklamaları, pedagojik gerekçelerden yoksun, ayrımcı ve dışlayıcı bir yaklaşımı yansıtmaktadır.

Bir çocuğun eğitimde alacağı destek, kökenine göre değil; bireysel ihtiyaçlarına, dil yeterliliğine ve okulun sunduğu kaynaklara göre belirlenmelidir. “Göçmen kökenli” ifadesi, çok farklı yaşam hikâyeleri ve yeterlilikleri barındıran geniş bir kavramdır. Bu nedenle, köken temelli bir kota uygulaması bilimsel ve pedagojik dayanaklardan yoksundur.

Almanya Anayasası’nın 3. maddesinin 3. fıkrası açıkça belirtmektedir:
“Hiç kimse soyundan, dilinden, anavatanından ya da kökeninden dolayı dezavantajlı duruma düşürülemez.”
Bu tür kota uygulamaları, temel anayasal ilkelerin ihlali anlamına gelmektedir.

Farklı kökenlerden gelen çocuklar birlikte öğrenmeli, birlikte gelişmelidir. Eğitim sisteminin ayrıştırıcı değil, kapsayıcı olması gerekir. Ayrımcı uygulamalar entegrasyonu zayıflatır, toplumsal kutuplaşmayı derinleştirir. Okullar, eşitlikçi, çok kültürlü ve herkesi kapsayan ortamlar olmalıdır. Çünkü gerçek katılım, ortak eğitim ortamlarında mümkündür.

Türkçe konuşan ve göçmen geçmişine sahip öğrencilerimiz; çok dillilik, kültürlerarası anlayış ve güçlü bir sosyal dayanıklılık gibi değerlerle eğitim sistemine katkı sunmaktadır. Bu çocuklar dışlanmamalı, aksine güçlendirilmelidir. Unutulmamalıdır ki: Göçmen kökenli çocuklar bu toplumun ayrılmaz bir parçasıdır.

TÖDER olarak önerilerimiz şunlardır:

  • Eğitimde kota değil, fırsat eşitliği esas alınmalıdır.

  • Her çocuğa, kökeni ne olursa olsun, eşit ve nitelikli eğitim olanakları sunulmalıdır.

Hamburg Türk Öğretmenler Derneği olarak, ayrımcılığa karşı; çok dilliliği, kapsayıcı eğitimi ve anayasal eşitlik ilkelerini savunmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.

Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir