Berlin’deki CSD saldırısının ardından hazırlanan plan; daha ağır cezalar, elektronik kelepçe, terörün finansmanıyla mücadele, gençlik ceza hukuku ve radikalleşmenin önlenmesine yönelik yeni adımlar içeriyor.
HamburgHaber.de
BERLİN – Almanya Federal Hükümeti, İslamcı terör ve radikalleşmeyle mücadeleyi güçlendirmek amacıyla hazırladığı 10 maddelik eylem planını 16 Eylül’de Bakanlar Kurulu’nda kabul etti.
“Sicherheit stärken, Freiheit bewahren, Radikalisierung verhindern” (Güvenliği güçlendirmek, özgürlüğü korumak, radikalleşmeyi önlemek) başlığını taşıyan plan, özellikle 25 Temmuz 2026’da Berlin’de Christopher Street Day (CSD) etkinliği çevresinde gerçekleştirilen saldırının ardından gündeme geldi.
Federal hükümete göre amaç, terör ve aşırıcılığa karşı mücadelede güvenlik makamlarının ve yargının imkânlarını güçlendirmek, radikalleşmenin önlenmesini geliştirmek ve toplumun güvenliğini artırmak.
Bıçaklı saldırılara daha ağır ceza
Plan kapsamında, tehlikeli şekilde bıçak kullanılarak gerçekleştirilen yaralama suçlarında en az bir yıl hapis cezası öngörülüyor. Böylece belirli ağır bıçaklı saldırıların “ağır suç” kategorisine alınması planlanıyor.
Federal İçişleri Bakanlığı, düzenlemenin yalnızca İslamcı terör bağlantılı saldırılarla sınırlı olmayacağını, kapsamına giren bıçaklı saldırılar açısından genel olarak uygulanacağını belirtiyor.
Elektronik kelepçe daha fazla kullanılacak
Güvenlik makamlarının “tehlikeli kişi” olarak değerlendirdiği kişiler üzerindeki denetimin artırılması da planın önemli başlıklarından biri.
Elektronik ikamet gözetiminin, yani kamuoyunda “elektronik kelepçe” olarak bilinen uygulamanın daha etkin kullanılması hedefleniyor. Ayrıca tehlikeli kişilere yönelik önleyici gözaltı uygulamasında federal ve eyalet düzeyinde daha ortak standartlar oluşturulması planlanıyor.
Gençler için ceza hukuku yeniden ele alınıyor
Hükümet, özellikle 18-21 yaş arasındaki genç yetişkinler bakımından gençlik ceza hukukunun uygulanmasına ilişkin kuralları da değiştirmek istiyor.
Denetimli serbestlik kararlarında toplumun güvenliğinin daha fazla dikkate alınması, gençlik ceza hukukunun uygulanmasının kararlarda daha açık şekilde gerekçelendirilmesi ve uzmanlaşmış gençlik mahkemelerinin güçlendirilmesi öngörülüyor.
Ayrıca gençlerin radikalleşmesini önlemeye yönelik programların ve gerektiğinde zorunlu ikamet ile radikalleşmeden uzaklaştırma çalışmalarının daha etkin kullanılması hedefleniyor.
Yargıya güvenlik makamlarından daha fazla bilgi
Plan kapsamında savcı ve hâkimlerin, sanıklar ve şüpheliler hakkında güvenlik makamlarının elindeki bilgilere daha iyi erişebilmesi amaçlanıyor.
Özellikle bir kişinin radikalleşme eğilimi veya oluşturduğu güvenlik riski konusunda mevcut bilgilerin yargı makamlarına daha etkin aktarılması planlanıyor.
Hükümet, böylece güvenlik makamları ile yargı arasındaki bilgi akışının geliştirilmesini hedefliyor.
Terör propagandasına ve finansmanına karşı yeni adımlar
Terör örgütlerinin propaganda materyallerinin yayılmasıyla ilgili mevcut ceza hükümlerinin kapsamının genişletilmesi planlanıyor.
Bunun yanı sıra terör amacıyla para toplanmasının daha erken aşamada suç kapsamına alınması öngörülüyor. Böylece bir terör örgütüne doğrudan para aktarılmadan veya örgütle bağlantı kurulmadan önce gerçekleştirilen bazı finansman faaliyetlerinin de cezai takibe alınmasının önü açılacak.
Hükümet ayrıca terör örgütlerinin finans kaynaklarının daha etkin şekilde takip edilmesini amaçlıyor.
Yabancı kaynaklı mali yardımlar mercek altında
Planın bir başka ayağını da dernekler ve yabancı kaynaklardan sağlanan mali destekler oluşturuyor.
Hükümet, dernekler hukukunda yapılması planlanan değişiklikle, yabancı derneklerden alınan 10 bin euronun üzerindeki mali yardımların açıklanmasını zorunlu hale getirmeyi öngörüyor.
Amaç, radikal yapılanmaların dış kaynaklardan finansman sağlama imkânlarının daha yakından takip edilmesi.
Eyalet polislerine trafik verisi yetkisi
Federal hükümet ayrıca eyaletlerin güvenlik makamlarının belirli durumlarda telekomünikasyon şirketlerinden trafik verilerinin korunmasını talep edebilmesini istiyor.
Burada söz konusu olan içerik değil; kimlerin, ne zaman ve hangi bağlantılar üzerinden iletişim kurduğuna ilişkin trafik verileri.
Bu yetkinin suç şüphesi veya mevcut bir tehlike durumunda ve belirli koşullar altında kullanılabilmesi öngörülüyor.
İnternette radikalleşmeye karşı mücadele
Hükümet, radikalleşmenin giderek daha fazla internet ve sosyal medya üzerinden gerçekleştiğine dikkat çekiyor.
Bu nedenle dijital platformların aşırılıkçı içeriklere karşı sorumluluğunun artırılması, federal hükümet ile eyaletler ve belediyeler arasındaki bilgi alışverişinin geliştirilmesi planlanıyor.
Ayrıca İslamcılıkla mücadele ve radikalleşmenin önlenmesi konusunda federal hükümet ile eyaletlerin ortak bir eylem planı hazırlaması öngörülüyor.
Önleme ve “deradikalleşme” çalışmaları güçlendirilecek
Planın yalnızca cezai tedbirlerden oluşmadığı belirtiliyor.
Hükümet, radikalleşme sürecinin erken aşamada fark edilmesi ve kişilerin aşırılıkçı yapılardan uzaklaştırılması amacıyla önleyici çalışmaların güçlendirilmesini istiyor.
Bu kapsamda eyaletler, belediyeler ve sivil toplum kuruluşlarıyla daha yakın iş birliği yapılması planlanıyor.
Alman Yargıçlar Birliği: Daha güçlü yargı gerekiyor
Alman Yargıçlar Birliği (DRB), hükümetin planını genel olarak olumlu karşıladı.
DRB Genel Müdürü Sven Rebehn, yeni düzenlemelerin hukuk devleti sınırları içerisinde kamu güvenliğinin güçlendirilmesine katkı sağlayabileceğini belirtti. Ancak yalnızca daha ağır yasaların yeterli olmayacağını, bu yasaları etkili biçimde uygulayabilecek daha güçlü bir yargıya ihtiyaç bulunduğunu vurguladı.
Seyran Ateş: Önleme boyutu daha güçlü olmalı
Kadın hakları savunucusu Seyran Ateş ise hükümetin Berlin saldırısından sonuç çıkarmasını olumlu bulduğunu, ancak mücadelenin yalnızca somut bir saldırı tehlikesi ortaya çıktığında başlamaması gerektiğini savundu.
Ateş, okullarda, din eğitiminde, sosyal medyada ve Müslüman topluluklar içerisinde radikalleşmeyi önlemeye yönelik çalışmaların güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Hükümet: Amaç özgürlük ve güvenliği birlikte korumak
Federal hükümet ise planın yalnızca güvenlik tedbirlerinden oluşmadığını, özgürlüklerin ve hukuk devletinin korunmasının da temel hedefler arasında bulunduğunu vurguluyor.
Federal İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, İslamcılık ve diğer aşırılıkçı akımlarla hukuk devletinin araçları kullanılarak mücadele edileceğini belirtirken, Federal Adalet Bakanı Stefanie Hubig de yeni önlemlerin hukuk devleti ve orantılılık ilkeleri çerçevesinde uygulanacağını ifade etti.
Hamburg açısından da önem taşıyan planın önümüzdeki dönemde federal ve eyalet düzeyindeki yasal düzenlemelere nasıl yansıyacağı takip edilecek.

