Almanya’daki hukukçular birliği ASJ’den İsrail’e sert tepki: “Karar insan haklarıyla bağdaşmıyor”

Almanya’daki ASJ, İsrail parlamentosunun Filistinliler için idam cezasının önünü açan kararına sert tepki gösterdi. Açıklamada, kararın insan hakları ve hukuk devleti ilkeleriyle çeliştiği vurgulandı.

♦♦ Ahmet Durmuş / HamburgHaber.de

BERLİN /HAMBURG – Almanya’da faaliyet gösteren Arbeitsgemeinschaft Sozialdemokratischer Juristinnen und Juristen (ASJ), İsrail parlamentosu Knesset’in 30 Mart 2026 tarihinde aldığı karara sert tepki gösterdi. Söz konusu kararla, fiilen Filistinli “terör suçluları” için idam cezasının uygulanmasının önünün açıldığı ifade edildi.

ASJ Eş Başkanları Antje Draheim ve Harald Baumann-Hasske tarafından yapılan açıklamada, İsrail’in bu adımla insan haklarına bağlı ülkeler topluluğundan uzaklaştığı yönünde eleştiriler dile getirildi.

Draheim, kabul edilen yasaya ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
“Bu yasa, İsrail’deki parlamenter çoğunluğun, insan haklarına saygı göstermeyi ve suçlulara yönelik yargılamaları hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde yürütmeyi kabul eden ülkeler topluluğundan ayrılmak istediğini göstermektedir.”

Açıklamada ayrıca İsrail’in United Nations Human Rights Council (BM İnsan Hakları Konseyi) üyesi olduğu ve Council of Europe nezdinde gözlemci statüsüne sahip bulunduğu hatırlatılarak, idam cezasının caydırıcı olmadığına dair uluslararası görüş birliğine dikkat çekildi. ASJ’ye göre, bu tür bir kararın “popülist ve seçim odaklı” nedenlerle alınması, uluslararası sözleşmelerin temel değerlerinin göz ardı edildiği anlamına geliyor.

Baumann-Hasske ise yasanın en tartışmalı yönünün eşitlik ilkesini ihlal etmesi olduğunu vurguladı. Yeni düzenlemenin yalnızca Filistinli failler için öngörüldüğünü belirten Baumann-Hasske, şu ifadeleri kullandı:
“Burada suçun ağırlığından ziyade failin kimliği belirleyici hale geliyor. Bu durum, insanların kökenine göre farklı muamele görmesi anlamına gelir ve hukukun temel ilkeleriyle bağdaşmaz.”

ASJ açıklamasında, söz konusu düzenlemenin Filistinlilere yönelik açık bir ayrımcılık içerdiği ifade edilerek, Supreme Court of Israel’in bu girişime karşı durması yönünde beklenti dile getirildi.

Açıklama, uluslararası hukuk ve insan hakları çerçevesinde İsrail’in attığı bu adımın ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısıyla sona erdi.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir